Dikkat: Sosyal medya haberlerine inanmayın! Sarı kantaron masum değil

Türk Toraks Derneği Başkan Yardımcısı ve göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sarı kantaronun akciğer hastalıkları, sigara bağımlılığı veya akciğer kanserini tedavi ettiğine yönelik sosyal medya iddialarının bilimsel dayanağı bulunmadığını söyledi. Kılınç ayrıca bitkinin bazı ilaçlarla etkileşerek tedavilerin etkinliğini azaltabileceği ve ciddi yan etkilere neden olabileceği uyarısında bulundu.

SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALAR YENİDEN GÜNDEMDE

Sarı kantaron, uzun yıllardır farklı sağlık sorunlarına karşı kullanılan bitkiler arasında yer alıyor. Son dönemde ise sosyal medya paylaşımlarıyla birlikte kullanım alanına ilişkin iddialar genişledi.

Özellikle sigara bağımlılığı, akciğer hastalıkları ve akciğer kanserinin tedavisinde kullanılabileceği yönündeki paylaşımlar dikkat çekiyor.

Ancak uzmanların uyarısı burada önem kazanıyor.

Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sarı kantaronun bu hastalıkların tedavisinde etkili olduğuna ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtiyor. Sosyal medyada yayılan iddiaların, kanıtlanmış tıbbi tedavilerin yerine geçirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

İLAÇLARIN ETKİSİNİ DEĞİŞTİREBİLİYOR

Sarı kantaronla ilgili en önemli risklerden biri, başka ilaçlarla etkileşime girmesi.

ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleyici Sağlık Merkezi’nin (NCCIH) değerlendirmesine göre sarı kantaron, çok sayıda ilacın vücutta parçalanma ve etkisiz hale gelme süreçlerini hızlandırabiliyor. Bu durum bazı ilaçların kandaki düzeyinin düşmesine ve tedavinin beklenen etkiyi göstermemesine neden olabiliyor.

Etkileşebildiği ilaçlar arasında bazı antidepresanlar, doğum kontrol hapları, organ nakli sonrasında kullanılan siklosporin, bazı kalp ilaçları, epilepsi ilaçları, kan sulandırıcı warfarin ve bazı kanser ilaçları bulunuyor.

Bu nedenle düzenli ilaç kullanan kişilerin sarı kantaronu doktor veya eczacıya danışmadan kullanması risk taşıyor.

ANTİDEPRESANLARLA BİRLİKTE DAHA DA DİKKAT!

Sarı kantaronun ilaçlarla etkileşimi yalnızca tedavinin etkisini azaltmakla sınırlı değil.

Bazı antidepresanlarla veya serotonin düzeyini etkileyen başka ilaçlarla birlikte kullanıldığında vücuttaki serotonin etkisinin aşırı yükselmesine yol açabiliyor. NCCIH, bu durumun ciddi ve bazı koşullarda yaşamı tehdit edebilen yan etkilere neden olabileceği konusunda uyarıyor.

Belirtiler arasında huzursuzluk, hızlı kalp atımı, yüksek tansiyon, ishal, halüsinasyon ve vücut sıcaklığında artış gibi bulgular görülebiliyor.

Bu nedenle özellikle psikiyatrik ilaç kullanan kişilerin sarı kantaronu “bitkisel olduğu için güvenli” kabul etmemesi gerekiyor.

KANSER TEDAVİSİNDE NEDEN RİSKLİ?

Sosyal medyada sarı kantaronun akciğer kanserine karşı kullanılabileceği yönündeki iddialar da gündeme geliyor.

Ancak burada kritik nokta, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların vücuttaki düzeylerinin ve etkinliğinin belirli mekanizmalar üzerinden kontrol edilmesi.

Sarı kantaron bu mekanizmaları etkileyebiliyor. NCCIH, bazı kanser ilaçlarının etkinliğinin sarı kantaron nedeniyle azalabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında irinotekan, imatinib ve dosetaksel gibi ilaçlar da yer alıyor.

Türk Toraks Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kılınç da sarı kantaronun kanser tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşerek ilaçların tedavi edici özelliklerini azaltabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle kanser tedavisi gören kişilerin bitkisel ürünleri tedaviye ek olarak dahi kendi kararıyla kullanmaması önem taşıyor.

“DOĞAL” OLMASI ZARARSIZ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR

Bitkisel ürünlerle ilgili en yaygın yanlışlardan biri, doğal kaynaklı olmalarının onları otomatik olarak güvenli hale getirdiği düşüncesi.

Oysa T.C. Sağlık Bakanlığı da bitkisel ürünlerin ilaçlarla etkileşebileceğini ve tedavilerin etkinliğini değiştirebileceğini belirtiyor. Bakanlığın bilgilendirmesinde özellikle sarı kantaronun çeşitli ilaçlarla etkileşerek ilaçların etkisini bozabileceğine dikkat çekiliyor.

Dolayısıyla bir bitkinin doğal olması, reçeteli ilaçlarla birlikte güvenle kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

SARI KANTARONUN KENDİ YAN ETKİLERİ DE VAR

Sarı kantaron yalnızca ilaçlarla etkileşim açısından risk taşımıyor.

NCCIH’ye göre yüksek dozlarda ağızdan alınması veya cilde uygulanmasının ardından güneşe maruz kalmak ciddi cilt reaksiyonlarına neden olabiliyor. Daha hafif yan etkiler arasında ishal, baş dönmesi, uyku sorunları, huzursuzluk ve ciltte karıncalanma sayılıyor.

Bazı kişilerde kaygı belirtilerini artırabileceği de belirtiliyor.

Bu nedenle kullanım kararı, ürünün “bitkisel” olup olmadığına göre değil, kişinin sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak verilmelidir.

HANGİ İLAÇLARLA ETKİLEŞEBİLİR?

Sarı kantaronun etkileşebildiği ilaçların listesi oldukça geniş.

Bilinen örnekler arasında:

  • Bazı antidepresanlar
  • Doğum kontrol hapları
  • Kan sulandırıcı warfarin
  • Bazı kalp ilaçları
  • Bazı epilepsi ilaçları
  • Organ nakli sonrasında kullanılan siklosporin
  • Bazı HIV ilaçları
  • Bazı kanser ilaçları

bulunuyor.

Bu liste tüm olası etkileşimleri kapsamıyor. Kullanılan ilacın adı, dozu ve kişinin sağlık durumu risk değerlendirmesinde belirleyici olabiliyor.

UZMANLARDAN “KENDİ KENDİNE TEDAVİ” UYARISI!

Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sarı kantaronun yanı sıra sosyal medyada çeşitli hastalıkların tedavisi için önerilen kozalak şurubu, ısırgan otu, köpek balığı yüzgeci ve zakkum gibi ürünler konusunda da uyarıda bulundu.

Buradaki temel sorun, sosyal medya paylaşımlarının bilimsel kanıtların önüne geçmesi.

Özellikle kanser, akciğer hastalıkları veya başka ciddi sağlık sorunları söz konusu olduğunda, kanıtlanmış tedavilerin bırakılması ya da bitkisel ürünlerle değiştirilmesi ciddi sonuçlar doğurabilir.

SARI KANTARON KULLANANLAR NE YAPMALI?

Düzenli ilaç kullanan bir kişinin sarı kantaron kullanmaya başlamadan önce sağlık profesyoneline danışması gerekiyor.

Özellikle antidepresan, kan sulandırıcı, doğum kontrol ilacı, kalp-damar ilacı, epilepsi ilacı veya kanser tedavisi alan kişilerin etkileşim ihtimalini göz önünde bulundurması önemli.

Burada amaç bitkiyi tamamen “zehirli” ilan etmek değil. Asıl mesele, sarı kantaronun farmakolojik olarak aktif bir ürün olması ve bazı ilaçların etkisini ciddi biçimde değiştirebilmesi.

NCCIH de sarı kantaron kullanan kişilerin sağlık profesyonellerine bunu mutlaka bildirmesini öneriyor.

SARI KANTARON NEDİR?

Sarı kantaronun bilimsel adı Hypericum perforatum.

Bitki, geleneksel tıpta uzun süredir farklı amaçlarla kullanılıyor. Günümüzde özellikle depresyon belirtileriyle ilişkili araştırmaların konusu oluyor.

NCCIH, bazı çalışmaların hafif ve orta şiddette depresyon belirtilerinde fayda gösterebildiğini belirtiyor. Ancak sonuçların tümü aynı yönde değil ve şiddetli depresyon ya da uzun süreli kullanım konusunda belirsizlikler bulunuyor.

Dolayısıyla “hiçbir koşulda etkisi yoktur” demek de bilimsel açıdan doğru değil. Daha doğru ifade, etkisinin kullanım alanına göre değiştiği ve ilaç etkileşimlerinin ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğu yönünde.

Özellikle başka ilaçlar kullanılıyorsa, sarı kantaronun doktora danışılmadan alınmaması gerekiyor.

Editoryal Not: Sağlık içeriklerinde “doğal ürün = güvenli ürün” varsayımından kaçınılmalı; tedavi önerisi yerine bilimsel kanıt ve uzman uyarıları esas alınmalıdır.

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Etkileşimde Kalın

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et
Haber hür, yorum kutsal!spot_img

SON HABERLER