DYP Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’nda yeni hazırlanan villa tarzındaki binaya geçmesini sert dille eleştirerek, “Kim demiş bebek katiline ‘Statü verilmedi’ diye, ona en kral statü verildi, milyarder işinsani statüsü verildi, işinsanı Sayın Rahmi Koç’un inziva için kullandığı ve tamamı kendisine ait olan İncir Adası’na komşu oldu, arası 50 dakika, Türkiye’de kaç kişi bir adada villada yaşıyor” dedi.
Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’nda yeni hazırlanan villa tarzındaki binaya geçmesini sert dille eleştirdi. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarına ilişkin yeni bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaşmasının ve Öcalan’ın İmralı Adası’nda yeni hazırlanan binaya geçtiğini bildirmesinin ardından bir açıklama yapan DYP Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, “Yazıklar olsun, şehitlerimizin kemikleri sızlıyor, gazilerimizin onurları kırılıyor, anaların yürekleri yanıyor, yazıklar olsun. Dün ne diyorlardı, bugün ne yapıyorlar, dün kürsüden asılsın diye ip fırlatıyorlardı, bugün daha rahat etsin diye villa yaptırıyorlar. Diyorlar ki; burası Öcalan’ın süreç kapsamında gerektiğinde gazetecilerle veya heyetlerle görüşebilmesi amacıyla yapılmış, klasik lüks bir villa değilmiş, cezaevi yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan bir konutmuş. Bu millet bu masala inanır mı? Tabi ki inanmaz. Yazıklar olsun.”
BÖYLE MAHKUMİYET Mİ OLUR?
Vatana ihanet suçu işlediği için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan birine dünyanın hiç bir yerinde bu koşulların sağlanamayacağını ifade eden İlkay Şimşek, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Abdullah Öcalan denen bebek katili Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından ‘Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek’, mülga Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca vatana ihanet ve ayrılıkçılık suçuyla yargılanmıştır, 29 Haziran 1999 tarihinde de bu suçtan ötürü idam cezasına mahkûm edilmiştir. Türkiye’nin Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında idam cezasını kaldırması üzerine 3 Ekim 2002 tarihinde cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmiştir. Türkiye’de veya dünyada bu tür mahkumların koşulları bellidir, yedikleri, içtikleri, yattıkları, kalktıkları yer az aşağı, beş yukarı aynıdır. Ama bu kural bebek katili için değiştirilmiştir, ayrıcalıklı hale getirilmiştir. Bakın bu bebek katilinin bundan sonra yaşayacağı villanın özellikleri şöyle belirtiliyor; İmralı Adası’nda bulunan yapı toplam 250 metrekare büyüklüğünde kapalı alana sahip iki katlı, yani dubleks bir konut şeklinde tasarlanmıştır. Alt katının görüşmelerin yapılması ve mesajların aktarılması amacıyla bir çalışma odası/ofis, üst katının ise yaşam alanı olarak planlandığı belirtilmektedir. Bizzat Devlet Bahçeli buranın Öcalan’ın süreç kapsamında gerektiğinde gazetecilerle veya heyetlerle görüşebilmesi amacıyla yapıldığını, klasik lüks bir villa olmadığını, cezaevi yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan bir konut olduğunu ifade etmiştir. Konutun önünde yaklaşık 500 metrekare büyüklüğünde bir bahçe alanı bulunmaktadır. Bu bahçenin bir bölümünün ekim dikim yapabilmesi için toprak, diğer bölümünün ise spor aktiviteleri için beton zemin olarak ayrıldığı aktarılmıştır. Çalışma ofisi ve iletişim ihtiyaçları doğrultusunda görüntülü telefon ile internet erişimi gibi teknik altyapı imkanlarına sahip olacak şekilde dizayn edilmiştir. Konut, yüksek güvenlik önlemleriyle korunmakta olup, etrafı yüksek duvarlarla çevrili korunaklı bir alanın içerisinde yer almaktadır. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü geçmişte ada üzerinde özel bir villa yapıldığı iddialarını yalanlamış olsa da, siyasi liderlerin açıklamaları ve güncel gelişmeler doğrultusunda buranın cezaevi kompleksi içerisinde yer alan, süreç yönetimine uygun fiziki ve insani koşullara sahip özel bir çalışma ve barınma konutu olduğu teyit edilmiştir.”
ZENGİNLER VE ÜNLÜLER GİBİ YAŞAYACAK
Bebek katili Abdullah Öcalan’ın bundan sonraki hayatını zenginler ve ünlüler gibi yaşayacağını ifade eden İlkay Şimşek, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz, dünyaca tanınmış zenginler ve ünlü yıldızlar sadece aşk dedikoduları, yeni çalışmaları ve yatırımları ile gündeme gelmiyor, harcadıkları milyon dolarlarla da gündeme geliyorlar, son zamanlarda ada satın alan ünlülerin sayısında bir artış yaşanıyor. Kim bunlar; Mel Gibson, Celine Dion, Shakira, Eddie Murphy, Ricky Martin, Beyonce, Kardashian, Bill Gates, Türkiye’den Rahmi Koç, Ahmet Nazif Zorlu ve daha bir çoğu. Bu adalardaki malikanelerinin özellikleri ne biliyor musunuz? Biraz önce yukarıda sayılanların aynısı; Konutların önünde bahçeler bulunuyor, bu bahçelerin bir bölümü yöresel veya tropikal bitkilerin ekim dikimi için kullanılıyor, diğer bölümleri spor aktiviteleri için beton zemin olarak ayrılıyor. Malikanelerin içinde çalışma ofisi ve iletişim ihtiyaçları doğrultusunda görüntülü telefon ile internet erişimi gibi teknik altyapı imkanları mevcut. Bu malikaneler yüksek güvenlik önlemleriyle korunuyor, etrafı yüksek duvarlarla çevrili veya güvenlik görevlileri ile korunaklı hale getirilmiş bir alanın içerisinde yer alıyor. Bir veya daha fazla iskelesi ve helikopter pisti bulunuyor. Yani bizim Bebek katili İmralı’da bir Mel Gibson gibi, bir Shakira gibi, bir Eddie Murphy gibi, bir Ricky Martin gibi yaşayacak. Denize ve denizciliğe olan tutkusuyla bilinen Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un İstanbul Tuzla açıklarında bulunan ve halk arasında ‘Koç Adası’ olarak da anılan İncir Adası’nda inzivaya çekildiği gibi, bebek katili Öcalan da buraya sadece 69 kilometre mesafede ve 50 dakika uzaklıkta bulunan İmralı Adası’nda aynı mavi sulara bakarak inziva içinde hayatını sürdürecek. Sormak lazım, kim demiş bebek katiline ‘Statü verilmedi’ diye, ona en kral statü verildi, milyarder işinsanı statüsü verildi, ünlü statüsü verildi. Türkiye’de kaç kişi bir adada, villada, inziva içinde yaşıyor.”



