KöşeliYorum / Kıyılarda ‘işgaliye bedeli’ ile ‘işgal’

Hakan Kanber / Gazeteci

KöşeliYorum

3621 sayılı Kıyı Kanunu açık: Kıyılar herkesindir.
Eşit ve serbest kullanım içindir.

Ama aşağıdaki bu fotoğrafta gördüğümüz şey kanun değil, fiili durum.

 

Yer; İzmir Menderes’teki Orhan Veli Parkı…
Kamuya açık bir alan.
İçinde çocuk oyun alanları var, ağaçlar var, çim alanlar var, banklar, WC, duş ve soyunma kabinleri var.
Mini futbol, basketbol ve voleybol sahaları var. Bolca otopark alanları var.

Yani burası baştan sona yurttaşın kullanımına sunulmuş bir kamusal alan.

 

Sıralama da net:
En arkada yazlık siteler.
Önlerinde Orhan Veli Parkı.
Parkın önünde ise kıyı şeridi.

Yurttaş buradan denize girsin, denizden istifade etsin diye.

Yani sıradan yurttaşın kıyıya ulaşımının önünde hiçbir yasal engel yok.

 

Ama ne yazık ki fiilen var!

Kıyı şeridi, üç-beş sitenin fiili kontrolüne bırakılmış durumda.

3621 sayılı Kıyı Kanunu’nu hatırlatan çok sayıda küçük tabela kumsalda sitelere ait şemsiyelerin üzerine asılmış. Bu yolla güya yurttaşın bir nevi gönlü alınıyor!

Ama…

Site yönetimleri tarafından kumsala şemsiyeler dizilmiş, şezlonglar yerleştirilmiş ve adeta görünmez sınırlar çizilmiş!

Ve o alan artık ‘herkesin’ değil, fiilen ‘kendilerinin’ edilmiş!

Site sakinleri ilgili belediyeye ‘işgaliye’ parası ödüyorlarmış…

Hem de oldukça küçük rakamlar…

Adı üstünde ‘işgaliye’

Yani yasal kılıfını geçirdikleri fiiliyatın adı bana göre ‘işgal’

 

Ve ardından o tanıdık manzara:
Üstenci bakışlar…
Dik dik süzmeler…
Yanlışlıkla o alana girenlere sert uyarılar…

Sanki kamusal alana değil, birilerinin özel mülküne adım atılmış gibi.

Peki soralım:

Bu insanlar sitelerden ev alırken denizi de mi satın aldılar?

Kıyıyı da tapuya mı yazdırdılar?

Manzara da mı onların?

 

Hayır.

Site sakinleri de diğer yurttaşlar gibi şemsiye-şezlong-sandalye gibi kişisel eşyalarını kendileri getirip, kumsalın herhangi uygun bir yerinde güneşlenip denize girebilirler. Ama yapmıyorlar! İlla görünmez sınırlarla çizdikleri o alanı kullanıyorlar!

Çünkü ‘işgaliye’ ödeyip, orasını ‘yasal’ olarak ‘işgal’ etmişler!

Oysa gerçek şu:
Ne o kum onların ne o deniz ne de o kıyı…

 

 

Beach clublardan sonra şimdi de yazlık siteler!

Paran varsa oralara bedel ödeyip girebiliyorsun.

Paran yoksa denize girmek bir yana seyir bile edemiyorsun.

Yazlık sitelerin önünde ise paran da olsa giremiyorsun kardeşim!

Tek fark; denizi ve kumsalı yutkunarak seyrediyorsun.

O da şimdilik…

Bu sitelerde oturan arkadaşlar, yarın beach cluplar gibi set de çekebilirler.

 

Bu Menderes Orhan Veli Parkı’nın arkasında yer alan yazlık site sahiplerinin bir başka ve anlaşılmaz bir özelliği daha var ki; evlere şenlik…

Parkta, otopark alanları da var demiştik. Oraya araçlarıyla gelenler ‘doğal’ olarak araçlarını o park alanlarına park ediyorlar.

Yok, burada öyle değil!

Site sakini çok sayın arkadaş, onu da istemiyor!

Sanki park, ‘babadan miras’ kendilerinin!

 

Yazlıklarının verandasında otururken ya da camından falan bakarken deniz görünmüyor, manzaraları kapanıyormuş!

Hele gelinen araç panelvan gibi büyük ya da orta ölçekli ticari araçlarsa veya karavan falansa, gelenin vay haline!

Basın toplantısındaki foto muhabiri edasıyla yazlıklarından dışarıya fırlayan birkaç tip, başlıyorlar fotoğraf çekmeye…

Sonra bu fotoğraflar kanıt olarak ilgili şikâyet mercilerine sunulup, altına da yalan-yanlış iddialar döşeniyor.

Takip eden süreçte o bölgede kolluk kuvveti görevini üstlenmiş olan jandarma ve zabıta ekipleri gelip, cezayı yapıştırıveriyorlar. En iyi ihtimalle araç sahiplerini “ceza yazarız ha!” şeklinde ‘kibarca’ uyarıp, oradan gitmelerini istiyorlar!

Deniz kıyısını şemsiye ve şezlonglarla ‘işgaliye bedeli’ ödeyerek ‘işgal’ eden bu zat-ı muhterem zevat, manzaralarının kapanmaması için de yukarıda anlattığım yöntemle koskoca Orhan Veli Parkı’nın kullanımını ‘fiili bir işgal’ ile kendilerine göre dizayn ediyorlar!

 

İşin bir tuhaf tarafı da bu işi gündüz oraya aileleriyle falan gelenlere yapıyorlar.

Gecenin karanlığında gelip, sınırsız alkollü içki tüketen, bangır bangır müzik dinleyen, çerini-çöpünü şuraya-buraya atan mütecaviz sarhoşlara yapamıyorlar!

Korkularından olsa gerek; öyle çıkıp göstere göstere fotoğraf falan da çekemiyorlar.

Parka gece yatıya gelen Suriyeliler için de aynı şey geçerli.

Çadır kurup veya ulu orta-sere serpe yerlerde yatan Suriyeliler ve sarhoş grupların çevre ve görüntü kirliliği yapmaları arkadaşları rahatsız etmiyor sanırım. Veya yukarıda da belirttiğim gibi onlardan korkuyorlar sanıyorum!

Garip ve anlaşılmaz ‘şikâyet’ işine bu güruhlar dahil değil!

 

Kıyılar da parklar da hepimizin.
Kâğıt üzerinde değil, gerçekte de öyle kalmalı.

Konuyu; ilgili bütün yetkili kurum ve kuruluşlar ile oraların yetkililerinin dikkatine sunuyorum.

Burası sadece bir örnek. Kıyılarımızda bunun gibi sayısız örnek olduğuna inanıyorum. İnanmaktan öte biliyorum.

 

 

İlgili Makaleler

2 YORUMLAR

  1. Selamlar,
    Hakan Kanber abi ,sevgili manşetüstü yazarları ve okuyucuları,
    Motokaravan ile bahse konu yerde 2 gün kaldık beraber yedik içtik muhabbet ettik.
    Villa sahibi 3-5 kendini bilmezin şikayeti ve İzmir ili Menderes ilçesi encümeni olarak görev yapan restoran sahibi kişilerin otopark sahibi, otel sahibi kişilerin (kendi veya yakınlarının görev aldığı encümen)
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarını hiçe sayarak kendi kararlarını almışlar.
    Jandarmayı bu işe katarak zabıta ile terör estirmekteler.
    Geçtiğimiz ay belirtilen adreste kalırken Jandarma uyarısı ile oradan ayrıldık.
    GBT için kimlik bilgilerini alan Jandarma meğer tutanak tutmuş ve orada konakladığımız için ceza ödemesi göndermişler.
    Saçmalık.
    Encümen zabıta ceza yazamaz.
    Karayolları yönetmeliği madde 15,16 da belediyelerin yapabileceği sıralanmıştır.
    Jandarma dahil park yasağı olan yerlerde be okul giriş çıkışları dışında ceza yazamaz. Ceza yazacak personel trafik ekibinden olmak zorundadırlar
    Böyle ceza yazma yetkisine sahip değildir.
    Aklını kullanamayan beyinsizler değnekçilere yataklık etmektedir.
    Döküman ekleyebilirsen ekleyeceğim.
    Ceza yazılan motokaravancı arkadaşlar e-devlet’de gözükmeyen ceza ödenmez

  2. Sevgili Bahri Bey kardeşim, değerli yorumun için teşekkür ederim. Yazdıklarında eksik var fazla yok! Sesimizi, sesinizi duyurmak adına hepimiz, elimizden geleni yapıyoruz ve yapacağız. Umarım ki bir farkındalık oluşturabiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Etkileşimde Kalın

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et
Haber hür, yorum kutsal!spot_img

SON HABERLER