Mülk edinmede görünmez cinsiyet uçurumu

Günümüzde ev sahibi olmak, yükselen konut fiyatları, fırlayan ipotek faizleri ve enflasyon karşısında hemen herkes için zorlu bir hayale dönüştü. Ancak finansal verilerin arka planına baktığımızda son derece çarpıcı bir gerçek göze çarpıyor: Bir konutun tapusunu almak, kadınlar için erkeklere kıyasla belirgin şekilde daha zor.

Araştırmalara göre, İngiltere’de bir kadının ev satın alabilmesi için yıllık maaşının 12 katından fazlasını gözden çıkarması gerekirken, erkeklerde bu oran 8 kat civarında kalıyor. Avrupa genelinde de durum pek farklı değil. Peki, aynı emlak piyasasında neden bu denli derin bir uçurum var?

1. Ücret Eşitsizliği ve Gelir Farkı

Mülk edinme maratonundaki bu farkın ilk ve en büyük sebebi kuşkusuz cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği. Avrupa Birliği genelinde kadınlar erkeklerden ortalama %11 daha az kazanıyor. Üstelik bakım sorumlulukları ve ev işleri nedeniyle kadınların yarı zamanlı çalışma oranları daha yüksek. Saatlik ve yıllık kazancın düşük olması, bankalardan çekilebilecek konut kredisi üst limitini doğrudan düşürüyor.

2. Peşinat Biriktirme Engeli

Bir ev satın almanın en zorlu aşaması peşinat biriktirmektir. Yüksek kira giderleri ve düşük maaşlar bir araya geldiğinde kadınların birikim yapma kapasitesi kısıtlanıyor. Ankete katılan kadınların üçte biri, peşinat biriktirmeyi ev sahibi olmanın önündeki en büyük engel olarak tanımlıyor. Ayrıca yüksek kira baskısı, tek gelirli yaşayan kadınların bütçesini erkeklere oranla çok daha sert yıpratıyor.

3. Yaşam Dönemeçleri ve Kredi Erişimi

Orta ve ileri yaşta tek başına yaşayan kadın oranının yüksekliği, çift gelirli hanelerin sunduğu finansal avantajlardan faydalanmayı engelliyor. Boşanma sonrasında kadınların hane gelirinde yaşanan sert düşüşler de mülk piyasasına yeniden girmeyi neredeyse imkânsız kılmakta. Bunlara bir de finansal okuryazarlık alanındaki özgüven eksikliği ile banka ve emlak sektöründeki önyargılar eklenince, kadınlar barınma krizinin en kırılgan tarafı haline geliyor.

Özetle; Emlak piyasasındaki bu eşitsizlik sadece konut fiyatlarıyla değil, iş hayatındaki kökleşmiş yapısal sorunlarla besleniyor. Kadınların konut hakkına erişimini kolaylaştırmak, yalnızca finansal değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet meselesidir.

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Etkileşimde Kalın

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et
Haber hür, yorum kutsal!spot_img

SON HABERLER