Dünyanın en kalabalık şehirlerine ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) verileri, küresel nüfus dağılımındaki değişimi gözler önüne seriyor. 2025 yılına ait tahminlere göre Endonezya’nın başkenti Cakarta, 41,9 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık kenti olurken İstanbul da yaklaşık 15 milyonluk nüfusuyla 18’inci sırada yer alıyor.
Asya şehirleri listenin zirvesinde
BM’nin World Urbanization Prospects 2025 raporuna göre Cakarta’yı 36,6 milyon nüfusla Bangladeş’in başkenti Dakka ve 33,4 milyon nüfusla Japonya’nın başkenti Tokyo takip ediyor. Yeni Delhi, Şanghay ve Guangzhou da listenin üst sıralarında bulunuyor.
Dünyanın en kalabalık ilk 10 şehrinden dokuzunun Asya’da yer alması, kıtanın hızlı kentleşme sürecini ortaya koyuyor. Afrika kıtasından ise Mısır’ın başkenti Kahire, 25,6 milyonluk nüfusuyla ilk 10’a giriyor.
İstanbul’un nüfusu neden farklı hesaplanıyor?
İstanbul’un uluslararası sıralamadaki yeri dikkat çekse de BM’nin açıkladığı yaklaşık 15 milyonluk nüfus ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri arasında fark bulunuyor. TÜİK’e göre İstanbul’un 2025 yılı sonundaki nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi.
Bu farklılığın temelinde nüfus hesaplama yöntemleri yatıyor. BM, uluslararası karşılaştırmalarda kentleşmiş alanları esas alırken TÜİK, Türkiye’deki idari sınırlar içinde kayıtlı nüfusu dikkate alıyor. Dolayısıyla iki veri seti aynı ölçütleri temel almıyor.
Megakentlerin geleceği
BM tahminlerine göre nüfusu 10 milyonu aşan megakentlerin sayısı 1975’te sekizken 2025’te 33’e yükseldi. Bu sayının 2050’ye kadar 37’ye ulaşması bekleniyor. Aynı dönemde Dakka’nın nüfusunun 52,1 milyona çıkarak dünyanın en kalabalık kenti olabileceği öngörülüyor.
Hızlı kentleşme ekonomik fırsatlar yaratırken konut, ulaşım, temiz su ve altyapı hizmetleri üzerindeki baskıyı da artırıyor. İstanbul’un da aralarında bulunduğu büyük kentler için sürdürülebilir şehir planlaması, geleceğin en önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor.



