Avrupa’da sağlık sisteminin yükünü büyük ölçüde kadınlar taşırken, ücretler konusunda cinsiyetler arasındaki fark devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı yeni rapora göre, Avrupa sağlık ve bakım sektöründe çalışan kadınlar, erkeklere kıyasla saat başına ortalama yüzde 19 daha az kazanıyor. Bulgular, sağlık sektöründe kadınların yoğun temsil edilmesine rağmen ücret ve kariyer fırsatlarında eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Sağlık Çalışanlarının Yüzde 77’si Kadın
DSÖ Avrupa Bölgesi’nde sağlık ve bakım çalışanlarının yüzde 77’sini kadınlar oluşturuyor. Diğer sektörlerin toplamında ise kadınların çalışanlar içindeki payı yüzde 45 düzeyinde kalıyor. Buna karşın, sağlık sektöründe en yüksek ücretli pozisyonlarda bulunanların yalnızca yüzde 55’i kadınlardan oluşuyor.
Rapora göre ücret farkı, gelir basamakları yükseldikçe daha belirgin hale geliyor. En düşük ücret grubunda yüzde 2 seviyesinde olan saatlik kazanç farkı, en yüksek gelir dilimlerinde yüzde 22’yi aşıyor.
Ücret Farkının Ardındaki Nedenler
DSÖ, yaş, eğitim düzeyi, kamu veya özel sektörde çalışma ve istihdam biçimi gibi etkenlerin ücret farkının yalnızca bir bölümünü açıkladığına dikkat çekiyor. Bu değişkenler hesaba katıldığında saatlik ücret farkı yüzde 19’dan yüzde 6’ya geriliyor. Ancak kalan fark, incelenen değişkenlerle açıklanamıyor.
Raporda, bakım emeğinin yeterince değer görmemesi, mesleki ayrışma ve ücret belirleme süreçlerindeki olası ayrımcılık gibi yapısal sorunlara işaret ediliyor. Ayrıca kadınların yoğun olduğu meslek kategorilerinde ücretlerin daha düşük olabildiği belirtiliyor.
Eşit Ücret İçin Daha Güçlü Adımlar
Ücret eşitsizliği yalnızca çalışma hayatındaki gelirleri değil, kadınların yaşam boyu kazançlarını ve emeklilik haklarını da etkiliyor. Daha düşük gelir, ilerleyen yaşlarda ekonomik güvencesizliği ve yoksulluk riskini artırabiliyor.
DSÖ, bu farkın azaltılması için ücret şeffaflığının güçlendirilmesini, karar alma pozisyonlarında kadın temsilinin artırılmasını ve toplumsal cinsiyet kalıplarının sorgulanmasını öneriyor.
Sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından kadın emeğinin karşılığını bulması büyük önem taşıyor. Eşit ücret ve adil kariyer olanakları, yalnızca çalışanların hakları için değil, sağlık hizmetlerinin geleceği için de kritik bir konu olarak öne çıkıyor.



