Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken uzmanlar, herhangi bir belirti bulunmamasının hastalık riskini ortadan kaldırmadığını vurguladı. Özellikle kontrollerin ertelenmemesi gerektiği belirtildi.
İstanbul’da Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen toplantıda, erken tanı ve düzenli taramaların hastalığın seyrindeki önemi ele alındı. Uzmanlar, kişilerin aile öyküsü veya belirti bulunmamasını kontrol yaptırmamak için gerekçe olarak görmemesi gerektiğini belirtti. Memede fark edilen her kitlenin kanser anlamına gelmediği, ancak değerlendirilmeden bırakılmasının da doğru olmadığı vurgulandı.
UZMANLARDAN MEME KANSERİNDE ERKEN TANI UYARISI
Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aylin Hande Gökçe, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Berrin Pehlivan, meme kanserinde erken tanı ve taramanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duruman, “Ailemde yok, bir şikayetim yok, kendimi iyi hissediyorum” düşüncesiyle kontrollerin ertelenmemesi gerektiğini söyledi.
Duruman, taramalar sayesinde meme kanserinin henüz belirti vermeden yakalanabileceğine dikkat çekti. Erken teşhisin yalnızca yaşam şansını artırmakla sınırlı olmadığını, tedavi sürecinin yükünü de azaltabildiğini ifade etti.
“AİLEMDE YOK” DİYEREK KONTROLLERİ ERTELEMEYİN
Meme kanserinde risk değerlendirmesinin yalnızca aile öyküsüne göre yapılmaması gerektiği belirtildi. Uzmanlara göre ailede meme kanseri bulunmaması, kişinin hastalık açısından hiçbir risk taşımadığı anlamına gelmiyor.
Toplantıda verilen bilgilere göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu. Aynı yıl yaklaşık 694 bin kadın hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi.
Bu nedenle uzmanlar, kişilerin herhangi bir şikayet ortaya çıkmasını beklemek yerine yaşına ve kişisel risklerine uygun tarama programlarını takip etmesi gerektiğini vurguluyor.
MEMEDEKİ HER KİTLE KANSER DEĞİL
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aylin Hande Gökçe, meme bölgesinde fark edilen kitlenin kişide doğal olarak endişeye yol açabileceğini söyledi. Ancak memede ele gelen her kitlenin meme kanseri anlamına gelmediğini belirten Gökçe, birçok kitlenin iyi huylu olabileceğine dikkat çekti.
Uzmanın özellikle üzerinde durduğu nokta ise kitlenin iyi huylu olduğunun varsayılması nedeniyle tıbbi değerlendirmeden vazgeçilmemesi.
Gökçe bu yaklaşımı, “Korkmayın ama ertelemeyin” sözleriyle özetledi. Memede fark edilen kitlenin ağrılı veya ağrısız olmasının tek başına değerlendirme için yeterli olmadığını belirten uzman, gerekli kontrollerin yapılmasının önemine işaret etti.
ERKEN EVREDE YAKALANAN HASTALIKTA BAŞARI ARTIYOR
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, Türkiye’de yaklaşık 32 bin meme kanseri hastası bulunduğunu söyledi. Eralp, farkındalık çalışmalarının ve tarama programlarının hastalığın daha erken evrelerde tespit edilmesine katkı sağladığını belirtti.
Eralp’in verdiği bilgilere göre birinci evrede, daha küçük tümörlerin yakalanması durumunda başarı oranları yüzde 95 seviyelerine ulaşabiliyor. İkinci evrede bu oran yüzde 85-90 aralığında ifade edilirken, üçüncü evrede yüzde 75 seviyelerine kadar düşebiliyor. Bu nedenle uzman, tarama programlarının yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerine erişimin artırılması gerektiğini vurguladı.
40 YAŞINDAN İTİBAREN TARAMA ÇAĞRISI
Prof. Dr. Yeşim Eralp, Türkiye’de resmi tarama programlarının 50 yaşında başladığını, ancak kendi değerlendirmesine göre 40 yaşından itibaren rutin kontrollerin önem taşıdığını söyledi. Özellikle Türkiye’de 40 yaşın altında görülen meme kanseri vakalarına ilişkin farkındalığın artırılması gerektiğini belirtti.
Ailede meme kanseri, yumurtalık kanseri veya benzer kanser öyküsünün bulunması halinde ise tarama planının daha erken yaşlarda değerlendirilmesi gerekebileceği ifade edildi. Bu noktada kişisel risklerin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
KANSER ALGISINA DA DİKKAT ÇEKİLDİ
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Berrin Pehlivan, kanserin mutlaka önlenemez veya tedavi edilemez bir hastalık olduğu yönündeki algının mücadeleyi olumsuz etkilediğini söyledi. Pehlivan, kanserlerin önemli bölümünde yaşam tarzı ve yaşam alışkanlıklarının rol oynadığını, hastalık ortaya çıktığında ise günümüzde tedavi seçeneklerinin geçmişe kıyasla önemli ölçüde geliştiğini belirtti.
Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedavilerdeki gelişmeler sayesinde bazı hastaların yaşam kalitesinin korunarak tedavilerinin sürdürülebildiğine dikkat çekildi. Ancak tedavi seçeneklerinin uygun zamanda devreye girebilmesi için erken tanının kritik olduğu vurgulandı.
İŞTE O ANLARIN GÖRÜNTÜLERİ
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında İstanbul’da düzenlenen toplantıya uzman doktorların yanı sıra sanatçı Betül Demir, oyuncu Perihan Ünlücan ve sunucu Yağmur Kalyoncu da katıldı. Toplantıda erken tanı, zamanında tedavi ve kanser hastalarına yönelik destek mekanizmaları ele alındı.
ÜCRETSİZ TARAMA İMKANI İÇİN DESTEK
Türk Kanser Derneği, kanser taramalarına erişimde yaşanan maddi ve diğer engelleri azaltmak amacıyla ücretsiz tarama desteği sunduğunu belirtiyor. Derneğin resmi bilgilendirmesine göre vatandaşlar, bulundukları il ve ilçelerdeki anlaşmalı sağlık kurumlarına yönlendirilerek ücretsiz kanser taramalarından yararlanabiliyor.
Dernek ayrıca erken tanının önündeki engeller arasında farkındalık eksikliği, yoğun çalışma temposu, yapılacak testlere ilişkin endişeler ve maddi imkanların yetersizliğini sıralıyor.



